| by Şafak Sevinç | 1 comment

Dijital Dönüşümde İK

Uzun zamandır yazmak için zaman bulamıyordum. Neyse ki bu yazıyı için vakit ayırabildim, bakalım beğenecek misiniz?

Yeni dünya trendleri “Digitalization”, “Big Data“, “VR – Virtual Reality“, “360 Video

İnsan kaynakları bölümleri de bu trendlere bir an önce ayak uydurma çabasındalar, peki ama neden ve nasıl? Söz ettiğim trendlerin her biri İK içinde farklı alanlara veya İK’nın tüm alanlarına hizmet edecek şekilde konumlandırmak mümkün. Şimdi gelin sırası ile hangi trendi hangi konumda değerlendireceğinize bakalım.

“Digitalization”

Özellikle 2010 ve sonrasında akıllı telefonların yaygınlaşmaya başlaması, dijital araçların son kullanıcı tarafında makul fiyatlarla alınabilmesi gibi gelişmeler iş hayatımızı da etkilemeye başladı. Önceden maillerinize telefonunuzdan baktığınızda ya bir şirkette büyük bir departmanın başında birisiydiniz yada şirket sahibiydiniz. Ulaşılabilir hale gelen teknoloji ile artık bırakın mailleri çocuğunuza bakan bakıcıyı bile telefonunuzdan izleyebiliyor, çocuğunuz veya annenizin bileğine taktığınız bileklikle kalp atışlarını an ve an izleyebiliyorsunuz. Akıllanan ve gelişen teknoloji ile teknoloji artık lüks olmaktan çıkarak bir ihtiyaç haline geldi, özellikle kurumsal hayatta “iphone”larınızdan her an her yerde maillerinizi yanıtlamanız vazgeçilmez bir yaşam biçimi haline geldi. İş görüşmeleri veya toplantılar öncesinde şirketinize gelen misafirleri dijital ekranlar, tabletler ile karşılayarak onları beklettiğiniz zamanı anlamamalarını sağlayabiliyorsunuz. Şirketlere dağıtılan eğitim katalogları, tanıtım broşürleri, etkinlik planları artık yerini dijital dergilere, infografiklere ve hatta tanıtım videolarına bıraktı. İş yapış biçimlerimizde değişti, Avrupa’nın her hangi bir yerindeki global partnerınızın X ofisi ile günün her saati hem sesli hem görüntülü toplantılar yapabiliyoruz. Sizin bir toplantı odasında olmanıza bile gerek yok. Tüm bu dijitalleşme İK için ne getiriyor? Genel bakış açısı İK’nın işe alan, işten çıkışları yapan, yılda 5 – 6 eğitim planlayan, maaş yatıran bölümler olduğu düşünülmekte gibi. Özellikle kurumsal organizasyonların İK’ları; iş kollarının yaptıkları çalışmaların tüm çalışanlara yaygınlaştırılmasına, yemekhane de çıkacak yemeklere, kişilerin bilgisayar üzerinden almaları gereken eğitimlere, sağlık sigortası işlemlerinden, potansiyeli olan çalışanların gelişim planlarının hazırlanmasına ve hatta özel günerde size verilecek olan hediyelere kadar bir çok  konuda aktif olarak rol almaktadır. Bu kadar büyük bir yelpaze içinde hizmet veren İK, işe alım çözümleri olsun, şirketin kullandığı programların yetkilendirmeleri olsun, kişilerin alacak oldukları eğitimlerin kişiye özel bir katalog olarak sunulması olsun, çalışan motivasyonunu arttırıcı PR çalışmaları olsun bir çok alanda dijital çözümlere başvurmak zorundalar. Sadece kişiler değil organizasyonlarda dijitalleşiyor, bunun en öncü birliği ise İK’lar.

“Big Data”

2009 – 2010 yıllarında ( daha öncesi de olabilir ) özellikle Avrupa ve A.B.D.’de konuşulmaya başlanan “Big Data – Büyük Veri” aslında var olan ve günde kentrilyon byte’larca üretilen datanın anlamlandırılmasıdır. Yani bir başka deyişle çıkan datayı işe yarar ve kullanılabilecek şekilde anlamlandırmadır “Big Data – Büyük Veri”. Yoksa her gün zaten dünya çapında 5 – 6 kentrilyon byte data zaten üretiliyor,   yani büyük veri zaten oluşuyor. Parçalı halde olan data çok bir anlam ifade etmeyebilir, bu nedenle datalar ilişkilendirilerek bir noktadan hareketle bir çok soruya cevap vererek anlamlı ve yorumlanabilir yeni datalar ortaya çıkarır. Bir örnekle açıklamamız gerekirse, çalışanlarınızın çocuklarının, eşlerinin yaş, cinsiyet, meslek ve okul durumlarını biliyorsunuz. 24 Kasımda yakını öğretmen olan çalışanlarınıza küçük bir hediye verseniz ve üzerine de çocuğu öğretmen olan kişiler için “Gelecek neslimizi yetiştirecek olan öğretmenlik mesleğine katkından dolayı sana ve çocuğuna teşekkürü bir borç biliriz. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.” notu olsa ne kadar hoş olur. Burada kullandığımız bilgi çok büyük bir data değil, 20.000 çalışanınızın ortalama 2 çocuğu olsa birde eşi olduğunu düşünüyoruz, toplamda 60.000 kişinin bilgisini kullanarak bu şekilde güzel bir kutlama yapabilirsiniz. Sadece çok küçük bir örnek, bu örnekler sosyal medya üzerinde çalışanlarınızın paylaşımları, yazdıkları bloglar, beğendikleri kitaplar, alışveriş siteleri vb. bilgiler ile çok daha büyük projelere yapmanıza olanak sağlayabilir. Kurum veya İK olarak big dataya ihtiyaç duyup duymadığınız sizin stratejilerinize bağlıdır.

“VR (Virtual Reality) – 360 Video”

Bu iki başlığı bir arada anlatmak istiyorum. Bunun sebebi ise 360 videoları izlerken bir mouse veya klavye yardımıyla değil normalde etrafınıza bakar gibi video içinde kafanızı çevirerek bakmanın daha zevkli olması. Sanal gerçeklik (VR) ilk olarak 1938 yılında Antonin Artaud tarafından tanımlanmış ve 1958 yılında bir yayında basılarak lugata girmiş diyebiliriz. Özellikle 1950 sonrasında bu konu ile ilgili sürekli çalışmalar yapılmaktaydı, 2007 yılında Google’ın Street View projesi ile bilinirliği artan 360 derece videolar/fotoğraflar ile VR yükselişinde şuan zirveyi yaşamakta. Dijitalleşme ile artık insanlar mekanları oraya gitmeden görmek ve gezmek istiyorlar, VR tamda bunu veriyor aslında. 360 derece çekilen videolar/fotoğraflar özel yazılımlar ile birleştiriliyor ve özel VR cihazları ( ki artık bir karton iki mercek ve bir akıllı telefon bile yeterli VR gözlüğü için ) ile bu görüntüler sanki siz ordasınız gibi size gösteriliyor. Cihazlar içindeki jiroskoplar sayesinde siz kafanızı hareket ettirdiğinizde görüntülerde sizin hareketinize uygun bir şekilde yer değiştiriyor.

 

Hepsi güzel eğlenceli bir oyuncağımız daha oldu, İK bununla ne yapabilir? İşte bunu daha sonra size anlatacağım….

 

Bu yazımda trend olan teknolojilere hem genel bir bakış hemde bir İK’cı olarak nasıl bakabileceğinize dair ufak ipuçları vermeye çalıştım. Umarım sizlerde kendi işlerinizde yeni trendleri takip edersiniz…

1 Comment

Siz de "Dijital Dönüşüm"de dönüşemeyenlerden misiniz? | |

Ekim 16, 2017 at 8:02 pm Cevapla

[…] önce ki yazılarımdan birinde “Dijital Dönüşüm”den biraz bahsetmiştim. Bu yazıdan sonra biraz zaman geçti ve […]

Bir cevap yazın

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.