İK Big Data vs Kişisel Verilen Korunması

2016 ve 2017  yılında en çok konuşulan konu başlıkları arasında İK Big Data ve Kişisel Verilerin Korunması konuları yer almaktadır. Özellikle kurumların çalışanlarını daha iyi tanıması ve ilerleyen dönemlerde oluşabilecek çalışan kayıplarını tahminleme üzerine big datanın kullanılabileceği 2016 yılında tüm İK’ların gündemindeydi. Yılın 3. ve 4. çeyreklerinde gündeme gelen Kişisel Verilerin Korunması kanunu ile trend olan big data konusu da tarihin tozlu rafları arasına gireceğini gösterdi. Yasa tasarısının ve yasanın uygulanışına dair gri olan alanlar datanın saklanması ve kurum dışı ile paylaşılmasıdır.

Kanun öncesinde elinde olmayan datalar üzerinden “ben bu datayı alıp çalışanımı böyle tanırım şöyle tanırım” diyen kurumlar bu dataları çalışanlarından toplamadıkları için şuan hepsi düğün havasındalar. Hiç bir data seti çalışması yapılmadan tamamen hayal gücü ile söylenen bu cümleleri gerçekleştirmeye sıra geldiğinde hangi datayı almaları gerektiğine karar veremeyen, datayı alacakları yöntemi dahi belirleyemeyen kurumlar, kanunun gündeme gelmesine çok üzüldüler. Kurumların hepsi dünyaca büyük IT firmaları ile bir araya gelmiş, birlikte uzun workshoplar yapılmış, neredeyse fiyatta bile anlaşmaya varmışlardı. Tüm IT firmaları ve kurumlar Türkiye’de bu projeyi hayata geçirmiş olan ilk ekip olmak istiyordu, referanslarına ve yıl sonu faliyet raporlarında gayet havalı bir proje ismi yazmaktan onları mahrum bırakan kanun : Kişisel Verilerin Korunması’ydı.

 

İsmini veremeyeceğim ancak büyük telekomünikasyon firmaları bile kanun’dan korunmak amacıyla müşteri datasını karartırken insan kaynakları elindeki datayı nasıl saklayacak benim için büyük bir merak konusu. Kanun öncesinde kişilerin giydikleri kıyafetlerin bile beden ölçülerini bir şekilde alan firmalar bu datayı şimdi ne yapacak? Big 4 olarak adlandırılan danışmanlık ve denetim firmaları kurumlara danışmanlık hizmeti verirken bunun gibi dataların bir şekilde elde edilmiş olduğundan haberdar mı? Danışmanlık vermek için çıkartılan data set haritaları ne kadar net ve doğru olarak ortaya koyuldu tam bir soru işareti.

 

Kurumlar ellerindeki datayı yine ellerinde ki amatör insan kaynakları uygulamalarıyla nasıl yasaya uygun bir şekilde muhafaza edebilecekler? Yoksa dünya devi olan SAP gibi insan kaynakları uygulamalarını satın almak için iyi bir zaman mı geldi? Ben hiç SAP kullanmadım ama Alman disiplinini düşününce hayran olunacak bir sistem gibi geliyor bana. Umarım bir gün SAP kullanırım. 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Secured By miniOrange